Skip to Content

“Ben yola çıkıyor, hedef belirliyor ve son dokunuşları yapıyorum.”

Öncelikle; öylesine çok yönlü bir insansınız ki hangisinden başlasam bilemedim. Kızılcık Şerbeti, Nesbeauty, son derece eğlenceli bulduğum Instagram hesabınız “bylondoners” ve İstanbul-Londra hattında devam etmekte olan bir yaşam… Liste uzayıp gidiyor. Neslihan Yeldan’ın bu bitmek bilmeyen enerjisi tam olarak nereden geliyor?

Bazı insanlar çok yönlü yaşamayı severler. Tek işle ilgilenemeyecek kadar çok proje üreten bir beynim var. İçinde hep birileri koşuyor, toplantı yapıyor, ürün ve plan üretiyor. Analitik değil ama yaratıcı bir beyin yapısı.

Kızılcık Şerbeti ile ilgili sorularıma geçmeden önce kendi kozmetik markanız olan Nesbeauty’den bahsetmek istiyorum. Sizi böylesine farklı bir alanda, sadece tüketici değil de üretici olmaya çeken neydi? Nasıl doğdu bu marka?

Ergenlikten beri kozmetik çok ilgili olduğum bir alan. Parfümler, makyaj malzemeleri, cilt bakımı hep bayıldığım konular. Yıllardır değişmedi ama gelişti. Kendime yıllardır doğal kozmetik ürünleri de yapıyordum. Cildimize sürdüğümüz, saçımızı yıkadığımız, yüzümüzü renklendirdiğimiz ürünlerin kimyasaldan uzak olması gerektiğini düşündüğüm bu alana üretici olarak da girdim. Markamın kullanana fiziksel ve ruhsal olarak iyi gelmesini istiyorum ve aldığım yorumlardan sanırım bunu başarıyorum.

İçeriklerin de bizzat sizin elinizden çıktığını, en azından çıkış noktasının tamamen sizin formülleriniz olduğunu biliyoruz. Nesbeauty kullanıcı kitlesine öncelikle neyi vaat ediyor?

Kimyager olmadığım için içeriklerin benim elimden çıktığı cümlesi doğru olmaz. Eğitimini ve ihtisasını bu konuda yapmış, değerli insanlardan oluşan bir AR-Ge ekibiyle çalışıyoruz. Onların bilgisini es geçemeyiz. Ben yola çıkıyor, hedef belirliyor ve son dokunuşları yapıyorum. Rotayı elbette onlar çiziyor. Ancak ürünün ne olduğuna, görevine, dokusuna, kokusuna ve işlevine karar veren benim. Hazır ürün almıyoruz; ürünleri formüle ediyor, birlikte yaratıyoruz. Bu da müşterilerimize piyasada asla bulamayacakları eşsiz formüller vadediyor.

Ürün skalasını oluştururken kriterlerinizi neler belirliyor? Bir de meraklısı için soralım: Neslihan Yeldan’ın çantasında her yere taşıdığı ve “onsuz asla” dediği bir Nesbeauty ürünü var mı?

Önce bana iyi gelsin istiyorum, ürünleri önce kendime yapıyorum. Bence dünyanın en iyi doğal nemlendiricilerinden biri olan NesBalm ve kokusu şahane, saatlerce kalıcı parfümüm PureNes olmadan bir yere gitmem. Joy duş jelim sonrasında losyon kullanmayı gerektirmediği için onsuz duş düşünemem. Haftada mutlaka iki-üç kez kullandığım KindNes yüz peelingim ve saç için şifalı yağlardan oluşan NesHair yanımda olmalı. Saçı çok güzel besleyen içeriğiyle şampuanım ve saç kremim de vazgeçilmezim. Mucizeler yaratan bolluk ve bereket yağımı, deliksiz uyku vadeden lavanta yağımı da unutmamak gerekir. Glow balmlarımız organik bileşenler içeriyor; nem veriyor ve beş şahane rengiyle far, allık ve ruj olarak kullanılabiliyor.

Nesbeauty ürünlerine nereden ulaşabiliriz?

Ürünler Türkiye’de Hepsiburada, Trendyol ve Shopier mağazalarımızdan, ayrıca yakında açılacak web sitemizden temin edilebilir. İngiltere için ise Instagram marka hesabımız üzerinden yardımcı olabiliriz.

Sevtap’ın yapay zekâ Osman ile olan sahneleri gerçekten çok keyifliydi. Hızını alamayıp şimdilik dert ortağı bellediği Osman ile ileride nikâh masasına oturur mu dersiniz? 🙂

Yapay zekânın hayatımıza girişiyle işler kolaylaşsa da tembelleştiğimiz de bir gerçek. Ben senaristlerimizin Sevtap’a yazdığı sahneleri çok keyifle oynuyorum. Yapay zekâ Osman’lı sahnelerin en büyük rahatlığı, başka bir oyuncu gerektirmemesi ve çabuk bitmesi.

Geçen yıl gittiğim Barselona tatilinde, TV kanallarının birinde Kızılcık Şerbeti’ni görünce oldukça şaşırmıştım. İspanyollar bu hikâyeyi neden bu kadar çok sevdi sizce?

Sadece İspanyollar değil, tüm dünya ülkeleri dizilerimize bayılıyor. Herkes kendinden bir şeyler buluyor. Aşk, kıskançlık ve entrika içeren hikâyeler her ülke için ilgi çekici.

Sevtap ile kızı Nilay’ın arasındaki ilişkiye baktığımızda, anne-kız rolleri yer değiştirmiş gibi bir his geçiyor bana. Siz Sevtap’a Neslihan Yeldan gözüyle baktığınızda nasıl bir anne görüyorsunuz?

Hayatının büyük kısmı para kazanmak için pavyonda, bir kısmı da cezaevinde geçmiş, eğitimsiz bir kadın Sevtap. Hayat üniversitesi mezunu. Sevgiye ihtiyacı olduğu için zaman zaman gözü kararıyor ve hatalar yapabiliyor. Hayatını kendi bildiği gibi, coşkulu ve taşkın yaşamak istiyor. Kızı Nilay’ın onu zaman zaman toparlamak istemesi normal. Belki de onun bildiği yol doğrudur.

Sevtap çok güçlü, tutkulu ve baskın bir karakter; Sevtap ile aranızda benzer karakteristik özellikler var mı?

Ben de tutkulu biriyim ama bunun dışında yarattığım karakterle benzer bir tarafımız yok. Hayatımın ikinci leopar parçasını bu karakterden sonra aldım ama 🙂

Sevtap çok alımlı ve bakımlı bir kadın. Sizce onun en sevdiği Nesbeauty ürünü hangisidir?

Sevtap, misler gibi kokmak ve yürüdüğü yerlerde iz bırakmak için büyük ihtimalle yasemin, gül ve ylang ylang karışımı BaroNes kullanırdı.

Bir de şunu merak ediyorum; Sevtap o iddialı makyajı ve tarzıyla, günlük hayattaki Neslihan Yeldan ile karşılaşsa, sizi fazla mı “doğal” bulurdu?

Kendisi pek tatlı biri olduğu için bence bir orta yol bulur, anlaşırdık 🙂

Sette en iyi anlaştığınız, beraberken en çok güldüğünüz isimleri de sormadan geçmeyelim.

Sette herkesle anlaşıyoruz ve gülmek için zaten yer arıyoruz. Ama Serkan ve Erkan’la gülmeyi seviyorum. Servet’le ortak yönümüz oğullarımız. Hakan’la daha önce SÇK’da çalışmıştık. Özge zaten eski arkadaşım. Feyza da küçük bir kız çocuğu.

Ve tabii izleyicinin ortak merakı: Kızılcık Şerbeti önümüzdeki sezonlarda da hayatımızda olmaya devam edecek mi?

Bu sorunun cevabını ben de bilmiyorum.

Londra’dayken İstanbul’a, İstanbul’dayken Londra’ya dair en çok neyi özlüyorsunuz?

Sık gidip geldiğim için her iki şehre de özlem duyacak kadar uzun zaman geçmiyor. Eskiden daha zordu ama şimdi yiyecek ve içecek anlamında Londra’da neredeyse her ürüne ulaşmak mümkün. İki şehri de çok seviyorum ama elbette insanın doğduğu yer, alışkanlıkları, kültürü ve bildiği yol kendi memleketi.

Londra’yı hayatınıza alma sebebinizin oğlunuz olduğunu biliyoruz; peki şu an Londra sizin için “bulunmak zorunda olduğunuz” bir yer mi, yoksa gerçekten bağ kurduğunuz bir şehir mi?

Londra, ilk kez 1996’da tanıştığım ve o zamandan beri bağımın olduğu müthiş bir şehir. Bir İngilizle evlenip çocuk sahibi olmak bu bağı elbette pekiştirdi. Evladımın yakınında olmak çok güzel; onu özleme ve uzağında olma fikrinden hoşlanmıyorum. Ancak İngiliz hükûmetinin bana verdiği haklar nedeniyle gün kaybı olmaması adına daha çok vaktimi Londra’da geçirmek zorundayım.

Londra’da artan Türk nüfusuyla birlikte etkinlik sayısı da arttı; Londra’daki Türk tiyatro izleyicisiyle buluşmak gibi bir proje var mı gündeminizde?

Kafamda sürekli projeler olduğu için Londra için de elbette planlarım var. Belki bir Türkçe, bir İngilizce oyun; belki göçmenleri anlatan bir dizi ya da bir belgesel… Beynim proje üretme konusunda çok hızlı. Umarım hepsini hayata geçirebiliriz.

Subat 2026 – Londra

Sibel Tüzün
Sibel Tüzün
Kerem Gönlüm
Kerem Gönlüm
Yunus Yılmaz
Yunus Yılmaz
Mert Fırat
Mert Fırat