Skip to Content

“Amacım insanların hayatını zorlaştırmak değil, kolaylaştırmak.”

Sağlıklı yaşama adım atmaya karar verenler neden Zehra Bora’yı tercih etmeli?

Ben herkesin uygulayabileceği, her yaş grubuna hitap eden, pratik, rahat ve sürdürülebilir beslenme planları hazırlıyorum. Amacım insanların hayatını zorlaştırmak değil, kolaylaştırmak. Listelerim doğrudan yağ kaybı odaklıdır ve gerçek hayatla uyumludur. Sosyal yaşamı, iş temposunu, aile düzenini yok sayan bir yaklaşımım yok. Bu yüzden benimle çalışan kişiler diyeti geçici bir süreç değil, sürdürülebilir bir yaşam alışkanlığı olarak görüyor.

Klasik diyet yaklaşımlarından farklı bir çizginiz var. Sizi farklı kılan en önemli unsur nedir?

Klasik diyet yaklaşımları günümüz koşullarında çoğu kişi için uygulanabilir değil. Herkesin yaşam tarzı, temposu ve günlük rutini çok farklı. Ben bu noktada herkesin her yerde kolayca ulaşabileceği besinlerle, hatta gerektiğinde doğrudan alıp uygulayabileceği pratik sistemler oluşturuyorum. Diyeti mutfakta saatler geçirmekten çıkarıp gerçek hayata uyarlıyorum. Beni farklı kılan en temel nokta bu pratiklik ve sürdürülebilirlik anlayışı.

Ayna mı, tartı mı? Kilo takibi nasıl olmalı?

Aynada gördüğümüz değişim bizim için çok kıymetli; motivasyon sağlar ve süreci sürdürülebilir kılar. Ancak tartı da tamamen göz ardı edilmemeli. Her gün ya da haftada bir tartılmak gerekli değil. 15 günde bir ya da ayda bir tartılmak yeterlidir. Özellikle zayıflama sürecinde en doğru veriler sürecin başında, ortasında ve sonunda alınan ölçümlerdir. Bu üç ölçüm kas ve yağ dağılımını en net şekilde gösterir. Zayıflama danışanı için bu veriler çok kıymetlidir, genel sağlık takibi yapan bireyler için de ideal bir sıklıktır.

Sürdürülebilir beslenme alışkanlığı nasıl kazanılır?

Kişinin sevdiği ve her zaman tüketebileceği sağlıklı besinleri belirlemesi çok önemlidir. Bu besinleri düzenli olarak diyetine eklemesi, yeterli su tüketmesi ve yürüyüşü hayatına entegre etmesi sürecin temelini oluşturur. Protein alımı ise en çok eksik kalan noktalardan biri. Kas kütlesinin korunması, metabolizmanın aktif çalışması ve yağ kaybının sağlıklı ilerlemesi için yeterli protein alımı şarttır.

Spor ve sağlıklı beslenmeyi birlikte düşündüğümüzde, hangi yaşta hangi sporları önerirsiniz? Özellikle menopoz döneminde ağırlık antrenmanları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Spor yaşamın her döneminde herkes için çok önemlidir. Menopoz döneminde de direnç ve ağırlık antrenmanları olmazsa olmazdır. Kas kütlesini korumak, kemik sağlığını desteklemek ve metabolizmayı canlı tutmak için bu antrenmanlar büyük önem taşır. Elit sporculardan bahsetmiyorsak, aktif spor yapan bireyler için spor öncesi ve sonrası özel listelerden ziyade ana öğünlerde yeterli kaliteli protein, kompleks karbonhidrat ve lif alımı çok daha belirleyicidir.

Sizi derinden etkileyen bir danışan sonucu oldu mu?

70 kilonun üzerinde kilo veren bir danışanımın bu sürecin sonunda beslenme ve diyetetik bölümünü seçip diyetisyen olmaya karar vermesi benim için çok kıymetliydi. Yine ciddi kilo kaybı sonrasında hamile kalabilen danışanlarım oldu. Bu geri dönüşler yaptığım işin sadece kilo vermekle sınırlı olmadığını, hayatlara dokunduğunu bana her defasında yeniden hatırlatıyor.

Yağ yakımını destekleyen, herkesin tüketebileceği bir Zehra Bora tarifi paylaşır mısınız?

Yoğurt bazlı bir karışım favorim. İçerisine bir porsiyon meyve (bir dilim ananas, bir avuç yaban mersini ya da mevsim meyvesi), kişiye özel miktarlarda ceviz, fındık veya badem ve mutlaka tahin ekliyorum. Bu karışım bağırsak sağlığını destekler, uzun süre tok tutar, tatlı ihtiyacını bastırır ve zayıflama sürecine ciddi katkı sağlar.

İngiltere, Avrupa ülkeleri arasında obezite oranlarıyla öne çıkıyor. Londra’da beslenme alışkanlıklarıyla ilgili gözlemleriniz neler?

Türkiye’deki gibi evde tencere yemeği kültürü çok yaygın değil. Ancak marketlerde son derece pratik, sağlıklı ara ve ana öğün seçenekleri mevcut. Neredeyse tüm öğünleri marketten alıp hiçbir hazırlık yapmadan tüketmek mümkün. Bu açıdan burada diyet yapmak oldukça kolay. Market sistemini bu anlamda çok faydalı ve erişilebilir buluyorum.

Takviyeler konusunda yaklaşımınız nedir?

Her yaş grubunun ihtiyacı farklıdır. Takviye kullanımı mutlaka kan tahlillerine göre ve gerektiğinde doktor kontrolünde olmalıdır. Bununla birlikte bazı yaş grupları için genel olarak herkesin kullanabileceği temel destekler de vardır. Burada önemli olan bilinçsiz, kulaktan dolma ve kontrolsüz kullanımdan kaçınmaktır.

Takviyeler konusunda Türkiye ve İngiltere arasında fark görüyor musunuz?

Takviye konusu gerçekten çok önemli ve içerik kalitesi burada belirleyici faktör. Özellikle omega-3 özelinde şunu net söyleyebilirim: Türkiye’de içerik oranları açısından çok güçlü ürünlere daha kolay ulaşılabiliyor. EPA ve DHA oranı yüksek, toplam omega-3 içeriği güçlü ürünler bizim için hem inflamasyon yönetimi hem hormon dengesi hem de kardiyovasküler sağlık açısından çok kıymetli. Türkiye’de bulunan bazı omega-3 formlarında bu oranların oldukça yüksek olduğunu görüyorum ve bu kalite standardını şu an İngiltere’de birebir karşılayan bir yapı henüz net olarak karşıma çıkmadı. Burada ürün var ama içerik yoğunluğu ve oranlar açısından aynı seviyeyi yakalamak şu an daha zor. Bu nedenle omega-3 seçerken sadece “balık yağı” ibaresine değil, içeriğindeki EPA ve DHA miktarlarına mutlaka bakılması gerektiğini özellikle vurguluyorum.

Sosyal medyada sıkça gördüğümüz karışımlar ve “detoks” önerileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sabah kalk, bunu karıştır iç; öğünlerden önce şunu karıştır; yatmadan önce beş şeyi bir araya getir gibi öneriler son derece tehlikeli. İnsanların sağlığıyla oynanıyor. Bilimsel temeli olmayan, kontrolsüz karışımlar ciddi zararlar verebilir. Bu konuda çok netim ve kesinlikle karşısındayım.

Londra’ya taşınma kararını nasıl verdiniz?

Çocuklarımızın eğitim hayatına burada devam etmesi gerektiğine karar verdik. Aynı zamanda Londra, mesleğimin global ölçekte yapılabildiği, yaşam kalitesi yüksek bir şehir. Bu iki faktör birleştiğinde karar bizim için netleşti.

Uyum süreci nasıldı? Zorlandığınız bir alan oldu mu?

Oldukça hızlı adapte oldum. İnsan ilişkileri güçlü olan biriyim. Günlük hayatta insanlarla sohbet etmeyi, hal hatır sormayı seviyorum. Buradaki insanlar da oldukça güler yüzlü ve yardımsever. Bu da adaptasyon sürecini çok kolaylaştırdı.

Londra’daki bir gününüz nasıl geçiyor?

Güne aç karnına tiroit ilacımı alarak başlıyorum ve en az bir saat bekliyorum. Bu süreçte online danışmanlık görüşmelerimi yapıyorum. Kahvaltıda yumurta benim için olmazsa olmaz. Ardından yaşım ve kan değerlerime uygun vitaminlerimi alıyorum. Spora gitmeden önce performansımı destekleyen bir karışım hazırlıyorum ve kahve mutlaka eşlik ediyor. Spor salonunda direnç ve ağırlık antrenmanları önceliğim. Spordan sonra ise kompleks karbonhidrat, kaliteli protein ve lif içeren ana öğünümü tüketiyorum. Bu öğün kas onarımı ve kas artışı için çok önemli.

Hiç suçluluk duyduğunuz bir yiyecek var mı?

Hayır. Genel olarak çok sağlıklı beslenen biriyim. Uygun bir ortamdaysam, keyif aldığım bir yerdeysem ve güzel yiyecekler varsa suçluluk duymadan tüketirim. Çünkü dengelemeyi biliyorum.

İngiliz okullarındaki öğle yemekleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Açıkçası çok sağlıklı bulmuyorum. Ancak değiştiremediğimiz noktada denge kurmak önemli. Sabah evden çıkmadan güçlü bir kahvaltı yaptırmak, eve döndüğünde ana öğünü ve ara öğünleri sağlıklı planlamak bu dengeyi sağlamaya yardımcı oluyor.

Londra’ya yönelik projeleriniz var mı?

Öncelikle mesleki denklik sürecimi başlatacağım. Bu süreci doğru ve sağlam adımlarla ilerletmek istiyorum. Çocukların eğitim düzeni ve aile yaşantımız tamamen oturduktan sonra bireysel danışmanlıkların yanı sıra etkinlikler, seminerler ve konuşmalarla daha aktif olmayı planlıyorum. Şimdiden bazı etkinlik ve konuşma davetleri gelmeye başladı, bunları doğru zamanlamayla değerlendireceğim. Hedefim Londra’da güvenilir bir referans noktası olmak.

Zehra Bora’nın danışanından beklentisi nedir?

Danışanlarımdan en temel beklentim disiplin ve sürece saygı. Liste belli, hedef belli. Elbette hayat var, esnemeler olabilir. Ama bunun ne zaman ve nasıl olacağına birlikte karar vermemiz gerekiyor. Süreç sürekli bozulup sonrasında dengeleme talep edilmesini doğru bulmuyorum. Ben disiplinliyim ve danışanımdan da bu disipline eşlik etmesini bekliyorum. Başarı uyumlu bir ekip işidir.

Danışan geri dönüşleri ve bugüne kadar elde ettiğiniz başarı sizin için ne ifade ediyor?

Danışan geri dönüşleri benim için işimin en kıymetli kısmı. Google’da 2000’in üzerinde yorumum var ve bugüne kadar 20.000’den fazla danışanla çalıştım. Bu noktaya günde 16 saate varan çalışma temposuyla, tamamen emek vererek geldim. Hiçbir şey tesadüf değildi. Bu yüzden danışanlarımdan da aynı ciddiyeti ve emeği bekliyorum. Bu bir yol arkadaşlığı.

Danışan motivasyonu düştüğünde nasıl bir yol izliyorsunuz?

Danışanlarım motivasyonunu kaybettiğinde onları asla yalnız bırakmıyorum. Bazen bir telefonla, bazen bir mesajla, bazen doğru bir cümleyle tekrar sürece dahil ediyorum. Diyet sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir süreç. Motivasyon, iletişim ve güven bu işin temel taşları. İnsanların duygu durumlarını anlayabildiğime ve buna göre yaklaşabildiğime inanıyorum. Bu da başarıyı beraberinde getiriyor.

“Siz de yer fıstığı konusundan bahsedebilirsinizzzzz”

Subat 2026 – Londra

Sibel Tüzün
Sibel Tüzün
Kerem Gönlüm
Kerem Gönlüm
Yunus Yılmaz
Yunus Yılmaz
Mert Fırat
Mert Fırat